
Hermetik Yolculuk: Evreni Anlamak İçin Neden Kendini Tanımalısın?
Kadim Bir Sırrın Kapısında
Eğer evrenin sırlarını çözmenin anahtarı kendi içinizde saklı olsaydı ne yapardınız? Bu soru, adını “bilgelerin bilgesi” Hermes Trismegistus’tan alan kadim Hermetik öğretinin tam kalbinde yer alır. Hermetizm, yalnızca bir felsefe, din veya mistik bir sistem değildir; tüm bunların kesiştiği bir bilgelik eksenidir.
Bu öğretinin ana fikri son derece net ve derindir: İnsan, evrenin minyatür bir yansımasıdır (mikrokozmos). Dolayısıyla, kendini tanıma yolculuğu, aslında evreni (makrokozmos) ve onu yöneten yasaları anlama yolculuğunun ta kendisidir.
Büyük Ayna: Evren (Makrokozmos) ve İnsan (Mikrokozmos)
"Yukarıdaki Aşağıdaki Gibidir" İlkesi
Hermetik düşüncenin en ünlü ve temel yasası şu sözle özetlenir:
Yukarıdaki aşağıdaki gibidir ve aşağıdaki yukarıdaki gibidir.
Bu ilke, evrenin büyük işleyişi (gezegenlerin döngüleri, doğa yasaları, kozmik düzen) ile insanın iç dünyası (düşünceleri, duyguları, bilinci) arasında doğrudan bir paralellik ve yansıma ilişkisi olduğunu ifade eder. Bu nedenle Hermetizm, "kendini tanıma" eylemini, kozmik bilginin kapısını aralayan en temel anahtar olarak görür. İnsanın içine yaptığı yolculuk, evrenin derinliklerine yapılan bir yolculukla eş değerdir.
Hermetik yasaları anlayabilmeniz için yapabileceğiniz basit günlük bir alıştırma.

