top of page
Güneş'e Kavuşma 1.png
Bekliyorum..Kaan Karabulut
00:00 / 04:18

Hermetik ve Ezoterik Güneş

Güneş’i gördün, son kez.. buradan ayrılmadan evvel. Anladın! Kendi hakikatine uyanmak için bir söz verdin. Dünya projeksiyonunda, Yüce Yaratıcı’nın sende görmeyi arzuladığı ve içine yerleştirdiği o ışığı kabul ettin. Fani alemde, tekrar eden yolculuğunda bu ışık senin hem rehberin hem de görevin olacaktı. Hem yaşam veren hem de yaşamı sonlandıran bir kor parçası.

 

Dünya sahnesinde sergileyeceğin oyunun senaryosu önündeydi artık. Kostümler, dekorlar, replikler, güleceğin ve ağlayacağın sahneler.. hepsi kurgulanmıştı. Kimden eziyet göreceğin, kimlerin sana sarılacağı.. Tüm gidişler, tekrar gelişlerin habercisiydi zaten.

 

Dönüşünün müjdesidir gidişin

Eğer ayrılık olmasaydı

Kavuşma çabası ne için?

 

İşte tam da bu yüzden, üzülmemeliydin bitişlere ve gidişlere. Öte yandan, her ayrılık, her terk ediş, yarım kalmış bir hikayeye dönüşüyordu ruhun derinliklerinde. Ancak çok iyi biliyordun ki, öylece bırakılan her şey muhakkak tamamlanmak için bir sebep bulur ve yine devam ederdi kendini yazıp çizmeye, inşa etmeye.

 

Terk edenler, terk edileceği

Unutanlar, unutulacağı

Sevenler, kucaklanacağı

Ahde vefa gösterenler

Onurlandırılacağı bir yarına bakıyordu

Gözyaşları içinde Güneş'i izlerken. 

Demiştim sana: Ne kadar uzaklaşırsan uzaklaş, günün sonunda O'na dönmek zorunda kalacaksın. O'nun sıcağı olmadan yaşayamazsın ve yine O'nun batışıyla gelen hüküm olmadan ölemezsin. Gel seninle sonsuza kadar yaşayalım. 

Zaman, bir yanılgı

Bekleyiş, sabır imtihanı

Kavuşmak.. ümitlere bağlı

Ümit içerisinde geçti günler.. zaman geçtikçe ve yollar sessizleştikçe yitirdin inancını. Her kavuşmanın, seni bir kısır döngüye soktuğunu anladın aslında. Asıl mesele kavuşmak değil, “kabul” etmekti. Diz çöküp itiraf ettikçe hafifledin. Sarılıp öpüp kokladın ve uğurladın nicelerini. Sıcağında huzur buldun sevdiklerinin. Ama uyuyup uyandığında buz gibi bir yalnızlık karşıladı önünde sonunda seni. Güneş'i son kez selamlarken bunlar vardı, yutulan zihninin son kırıntılarında.

Zaman,

Sonu gelmeyen bir yol

ve O’nsuz, kaybolmamak imkansız

An’da kalmak, biz fanilerin harcı değil

İyi dinle

Hatırlanmamayı başarabilirsen

Çağırılmaktan kurtulursun

 

El mahkum, yeniden çağırılacaksın. Başını toprağa yaslayıp Güneş’e gözünü diktiğin vakit, “eyvah ki ne eyvah” dediğin anda, atomlarına ayrılırken tüm yaşanmışlıklar birer birer, tüm anılar film şeridi gibi geçerken perdenin arkasında, sen yeniden var olmanın bedelini ödemeye hazır şekilde gireceksin sıraya. Tüm biriktirdiklerini koyacaksın ortaya, dünyaya gelmek ve tüm yaşanmışlıkları telafi etmek için.

 

Tüm bekleyişler

Diğer bekleyişlere zemin hazırlar

Binlerce yıl sükunetle dinlenenler

Davalarından vazgeçip

Kendilerine ettikleri zulmü bağışladıklarında

Bu hikaye sonsuza kadar biter.

© 2026 Kaan Karabulut Akademi

  • X
bottom of page